

Geçmişi neredeyse 150 yıla dayanan Japandi Stili, iki farklı estetik anlayışın harmanlanması ile ortaya çıkıyor. Çağdaş İskandinav stilinin sade ve doğal yüzü ile Japon estetiği ve minimalizminin birleşimiyle doğan Japandi kelime anlamıyla da ‘Japon ve ‘Scandi’ kelimelerinin bir araya gelmesinden oluşuyor.
Doğal malzemelerin çokça kullanıldığı bu stilde, özellikle rahat ve ergonomik malzemeler dikkat çekiyor. El yapımı ve kaliteli eşyaların çok sevildiği bu akımda, ekonomik olarak da bütçeyi düşünüyor. İskandinav kültüründe ‘Hyyge’ tasarımının ev yaşamında savunduğu rahatlık ve konfor bu stilde de ön plana çıkıyor. Evin kutsal bir yuva olduğunu savunan tasarım, abartı ve şaşaadan uzak kalınması gerektiğini söylüyor. Mutluluğun sadelik ve az olmadan yana olduğunu savunan Japandi, keskin ve sivri eşyaların aksine uyum sağlayan, yumuşak ve yuvarlak eşyaları seviyor. Mükemmel olmayanın içindeki güzelliği savunan Japon kültüründeki ‘Wabi – Sabi’ felsefesini de kapsayan Japandi stili, kusurları kucaklayarak olduğu gibi kabul eder. Sürdürülebilirliğin gücüne de inanan bu akım, kullan at sistemine oldukça karşıdır. Var olanın kıymetini bilerek içerisindeki güzelliğinin ortaya çıkacağına inanan ve harika olmayan bozuk veya kırık eşyaların tamir edilerek ruhunu yaşatmaya devam ettiği düşünülüyor. Hem Japon hem de İskandinav kültüründe ön planda olan az eşya ile mutluluk ev yaşamında dinginliği ve huzuru da sağlıyor.
Genelde açık ve pastel renklerin tercih edildiği Japandi tasarımda kontrast renkler de yaratılarak özgünlük kurgulanabilir. Halılarda sade ve düz desenler, perdelerde ise mobilyalara uygun şekilde nötr renkler tercih edilebilir. Rahatlığı hissetmek için bol yastıkların kullanıldığı Japandi stilinde, her boş yeri dolduran küçük ev aksesuarlarına yer olmuyor. Genelde şans ve huzur getirdiğine inanılan sade ev aksesuarları kullanılıyor.
Peki biz evlerimize Japandi stilini nasıl taşırız?
1. İki stile ait mobilyaları da kullanın: doğa hissini ve sade güzelliği ortaya çıkaran ham ahşap veya bambu parçaları gibi doğal malzemelere odaklanın.İskandinav stili açık renklerde, Japon stili koyu tonlarda ve daha elegan formlar kullanır. Siz ikisini karıştırın; ahşabın farklı tonlarını kullanmaktan herkes genelde korkar, çekinmeyin. Hem yuvarlak hatlı hem de daha düz ve keskin hatlı mobilyaları kullanın ki daha derinlikli bir sonuç ortaya çıksın.
2. İşlevselliği ön planda tutun: Japon stilinde eşyların mutlaka bir fonksiyonu olmalı eve girecek olan eşya mutlaka bir görevi üstlenmeli ; vazo,tepsi,kase gibi .Yani aksesuar güzel görünürken mutlaka kullanışlı olan bir yanı olmalı ve evde bir işe yaramalı.
3. Kontrast yaratın: İç mimaride sonuca baktığımızda bir bütünlük görmek istiyorsak kontrast yaratmalıyız. Malzemelerden ,formlardan renklerden yardım alabiliriz.
4. Alçak mobilyalar seçin: Japon yaşam stilindeki mobilyalar alçaktır, yerde oturarak yemek yemek, yerde oturarak çalışmak gündelik hayatlarının bir parçası. O yüzden yüksek mobilyalar yerine ayaksız büfeler, daha alçak kanepeler, hatta mutfak dolaplarında üst raf olmadan yalnızca tezgah alanını ve alt dolapları kullanmak da bu stile ait denebilir. Bu sadelik yaratan görüntü İskandinav stiline de zaten çok yakın.
5. Doğal malzemeler seçin: Doğal, yüksek kalite ve yenilenebilir malzeme kullanımı oldukça önemli. Mükemmellikten uzak, yarı işlenmiş veya işlenmemiş masif ahşap malzemeleri, hasır örmeler, el yapımı seramikler bu stilin çok önemli bir parçası.


